27 Ekim 2013 Pazar

İlk Giriş : Eller.

Merhaba sayın ve çok sevgili okurlar,
Esasında böyle hitap ederken, buraya bir kişinin bile uğramayacağı ihtimali geldi aklıma. Dürüst oluyorum, en çok bu olasılığı düşündüm.  
Yine de ilk selamlaşmamız güzel olmalı, değil mi ?
Şöyle bir selamlaşma olmalı mesela...

İlk ayak bastığınız bir şehrin, ilk sağanak yağmuru. Islaksınız, arayış içindesiniz, - hatta bu noktada Attila İlhan şiiri içinizden geçiyor olabilir - yanınıza sokulup, ilk şehrin, ilk yağmurunda ilk şemsiyeyi uzatanınız olabilirdim. Belki de oldum, olmaya devam ediyorum. İşte en çok da bu ihtimaller sevindiriyor beni, o yüzden de diyorum ki, - hala var mısınız bilmiyorum ve çok korkuyorum - değerli okur, günlüğümün sayfalarındasındır, eminim. Konuşmak fırsat olmadı, ama uzun uzun baktım sana, geldim buraya yazdım seni...

İsterseniz, şöyle bir içerikten bahsedeyim. - Bu koşulda istemeseniz de bahsetmiş bulunmaktayım. -

Burada gülünür arkadaşım,
Burada söylenilir,
Burada çekinilmez,
Burada şarkılar söylenir,
Burada şiirler yazılır, 
Hikayeler anlatılır,
Burada mektuplar paylaşılır,
Burada biz oluruz,
Ve burada 'biz' olununca, kopulmaz.
                                               
Burası benim günlüğümün sayfaları , benim olan tek şey de bu zaten.
Gerisi bütünüyle biziz, bizi yazıp, bizi okuyacağız.
İçerik mi ? Kısacası insan.
İnsanı kim ne derse desin tüm duygularla buralara sığdıramayız. Günlüğümün sayfalarına anlatalım o halde bizi, sonra içeriğe karar veririz. 

Eller... Önemli organlar, iyi bakın onlara.
                                                              
                      Sevgi ve saygılarımla çok sevgili okur... 
- Hala oradasın, gitmedin değil mi ? -