14 Haziran 2014 Cumartesi

Sen Oldum Dün Gece


Dün gece seni çok aradım.
Kalabalıklarda,
 tek kalmışlıklarda,
kendime bile baktım orada mısın diye. 


Yanımda yürüyordun tekrar. Elimi nereye uzatsam, benim olacakmış gibiydi. Dün gece aydınlatan bir ışıkla yanımda yürüdün.

Sonra aklına çıkmak bilmeyen huzursuzluklar geldi, birini bekliyordun... Gelmiyordu.
Ağlattı seni. Ağlayacağım dedin, ısrar ettim. Yaparsan, ikimizi de kimse tutamaz dedim. Yüzünü koydun yere, dolu dolu gözlerini kaldırdın. Kaldırsaydın. Dolu bakışlarını da bana yönelttin.
" Elimden bir şey gelmiyordu, ben de ellerini aldım ellerim arasına " yazmıştım senin için. Galiba 3 sene kadar oldu. Unutmuşum. Ellerini alamadım da bu sefer ellerim arasına. Anlayacağın elimden bir şey yine gelmedi.
Arkan dönüktü.

Fırsatmış gibi bu, kalabalığa sürtünerek, omuzlarımı acıtarak gittim oradan.
Ağlarken bıraktım seni.
Kaçarken birini gördüm. Tüm yüklerimi, çantalarımı aldım ondan...
Sanki seninle yürürken tüm yüklerimi emanet etmiştim birine, keşke satılabilseydi. Geri almak zorunda kaldım.
Dedim ki sonra ; sen gitsene, ben birine bakacağım...
Bir saniye beni arar gibi olsan, bana öyle gelse, koşup gelecektim yanına...
Özür dilenecektim senden. Sevgi dilenciliği gibi...
Bakamadım.
Duvarlar vardı arada.  Şiddetli bir deprem olsaydı keşke, keşke o duvarlar yıkılsaydı da sadece ben kalsaydım altında. Tek bir habere bile konu olamadan ezilip, gitseydim.
Deprem olmadı. Duvar da yıkılmadı.  Kim koymuştu, giderken hiçbiri yoktu!

Koştum... Yürüdüm. İnan çok yürüdüm. Bilmediğim yollara girdim, kestirme sandım, saptım. Yemin ederim aklımdan yolundan sapmak geçmedi!
Sonra sen oldum dün gece.
Sen olup, kendi değerimi/değersizliğimi görmeye çalıştım dün gece. Onu da beceremedim.
Sen olup, kendimi seveyim bari dedim. Bencil oldum bir anda. Unutup gözyaşlarını kendi derdime düştüm, düşmedim değil. Kalkamadım sonra.
Ben rüyamda seni çok aradım. 
Bulamadım.