24 Şubat 2016 Çarşamba

Çiçekte Tohum

Bazı anlamların, bazı bakışların kelimelere sığmayışına ağız dolusu küfür edesim geliyor sonra ansızın. 


Bırakılan yerden gülmeyi öğrenebilmek. 

Zor. 
Ama şu gönül sızısına direnenler bir gün kazanacak şu yaşamak savaşını. 
Bıraktıkları, bırakılan yerden keyif almaya devam...
Mutsuz olunduğu için gidilen bir hayatta bırakıldıysak, mutlu olarak direnmek vefa değil midir ? Ya da aslında uyanıyor olmak bile telafisi değil midir tüm her şeyin ? Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir diye düşünürdüm, öğrendim. Yaşatmak umudu; ölümden daha da ciddiymiş. Öyleymiş.
Ve sonlar yazmak ayıpmış bazı hikayelere. 

Unutma hiç. Hiç unutma.
Yaran güzelliğin olsun, yaralarınla güzelleş, utanma, bunu da unutma Anka, diye söyledim durdum. Söyledim de durdum... Söyledim... Söyledim...
Öğrendiğim bazı şeyler hiç yanıltmıyor. 
Her şey geçer, fotoğraf kalır...
Bir gün " dayan, bu badirelerde geçici bak, inan " dedim elimi tutarken. 
Şimdi yine aynı ses tonumla " eriyen bedenimi düşünme, göğü giydim üstüme, yüzünü asma kederine anam... Bir ateş olup, yaksa da gidişin, ölüm toplasa da çiçekleri, çiçekte tohum biter mi ? "